FELSEFE NEDİR? NASIL AKIL YÜRÜTÜR VE FİKİR GELİŞTİRİRİZ?
Felsefe nasıl yapılır? Nasıl akıl yürütür ve fikir geliştiririz? İster düşünce özgürlüğümüzü kazanmak olsun ister iş görüşmeleri ve etkinliklerde etkili konuşmak, kendimizi nasıl düzgün ifade ederiz? Bugün sizinle yepyeni bir dünyaya yolculuğa çıkıyoruz ki bu sizin dünyanız. Dünyayı sorgulamayı, anlamlandırmayı, kendi fikirlerimize sahip olmayı ve yeni dünyalar kurmayı öğreneceğiz. Çevremizi anlamlı kılan şeyler nedir? Varoluşu ne güzel kılar?
Peki kötülük nereden gelir ve gerçekliğin doğası nedir? Bu hem evreni keşfettiğimiz bir yolculuk hem de içsel bir yolculuk olacak. Yeni yazı dizisinde yaşamınızı gözden geçirmek için gereken düşünce araçlarına sahip olacaksınız. Rasyonel, yani akılcı olarak kendinizi tanıyıp bileceksiniz. Objektif olarak neyi neden yapıyor ve neyi neden düşünüyorsunuz? Neden öyle hissediyorsunuz? Felsefeye hoş geldiniz. Haydi yapalım!
Felsefe nasıl yapılır? Nasıl akıl yürütür ve fikir geliştiririz? İster düşünce özgürlüğümüzü kazanmak olsun ister iş görüşmeleri ve etkinliklerde etkili konuşmak, kendimizi nasıl düzgün ifade ederiz? Bugün sizinle yepyeni bir dünyaya yolculuğa çıkıyoruz ki bu sizin dünyanız. Dünyayı sorgulamayı, anlamlandırmayı, kendi fikirlerimize sahip olmayı ve yeni dünyalar kurmayı öğreneceğiz. Çevremizi anlamlı kılan şeyler nedir? Varoluşu ne güzel kılar?
Peki kötülük nereden gelir ve gerçekliğin doğası nedir? Bu hem evreni keşfettiğimiz bir yolculuk hem de içsel bir yolculuk olacak. Yeni yazı dizisinde yaşamınızı gözden geçirmek için gereken düşünce araçlarına sahip olacaksınız. Rasyonel, yani akılcı olarak kendinizi tanıyıp bileceksiniz. Objektif olarak neyi neden yapıyor ve neyi neden düşünüyorsunuz? Neden öyle hissediyorsunuz? Felsefeye hoş geldiniz. Haydi yapalım!

FELSEFEDEN NEYİ ANLIYORUZ?
Bugüne dek bilimi takip ettiyseniz bütün bunları psikoloji, biyoloji, kozmoloji ve astrofizikte gördüğünüzü düşünebilirsiniz. Gerçekten de bilim düşünceler, duygular ve eylemlerinizi anlamanıza yardım eder. Oysa yeni yazı dizisinde insan doğasının sadece hormonlar, nörotransmitterler, kişisel deneyimler ve kalıtsal koşullarla açıklanamayacak yanlarını göreceğiz. Sonuçta bizi, kim olduğumuzu ve benliğimizi belirleyen kimyasal maddelerle deneyimler insan doğası hakkında yanıtladığından daha çok soru doğuruyor. Nedir bu sorular?
Nasıl yetiştiğiniz, beyninizde ne tür kimyasallar salgılandığı, seçimlerinizde özgür olup olmadığınız bu sorularından bazılarıdır. Peki kendi kararlarımızı almakta ve davranışlarımızı seçmekte özgür değilsek yaptıklarımızdan nasıl sorumlu olabiliriz? İşte felsefe yolculuğu böyle bir şeydir. Felsefe yapmayı öğrenerek kariyerinizde ilerleyebilir ve/veya daha iyi bir insan olabilirsiniz. Bu sizin seçiminiz ama önce tarafsızca düzgün düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu yüzden hiçbir görüş, kanı veya varsayımı baştan doğru kabul etmeyecek, en azından buna çok çalışacağız.
Dünyayı hiç görmediğimiz bir gözle görmek için de elimizden geleni yapacağız. Yeri gelecek benlik kavramını suçluların korkulu rüyası Batman ve Dick Grayson’dan öğreneceğiz. Matrix üçlemesine bakarak hayatın anlamını görecek ve Descartes’ın düşünüyorum, öyleyse varım sözünü anlayacağız. Tabii günlük yaşamın ötesine de geçerek asla yanıt veremeyeceğimiz veya henüz yanıtsız olan soruları da soracağız. Dâhilerin binlerce yıldır çözemediği paradokslara bakacağız ki işimizi doğru yaparsak bu zor, yorucu ama aynı zamanda aydınlanacağımız bir yolculuk olacak. Öğrendikleriniz yollarımız ayrıldıktan sonra da sizinle olacak; çünkü felsefe yapıyoruz!
FELSEFE NEDİR VE NE DEĞİLDİR?
Günümüzde insanlar felsefe derken daha çok bir konudaki fikri ifade etmeyi veya bir konuya yaklaşımını kastediyor. Mesela futbol felsefeniz olabilir ama aslında bu futbol anlayışınızdır. Holiganların ve fanatiklerin o kadar da anlayışı yoktur. Biz ise felsefe terimini daha dar anlamda kullanacağız ki bu düşünme yöntemi 2500 yıl önce Eski Yunan dönemine uzanıyor. Bu arada felsefenin kökeni Hindistan’da yatıyor gibi yaklaşımlara katılmıyorum. Her şeyin kökeni büyük patlamada yatıyor! Oysa biz felsefeyle Hint bilgeliğini, felsefeyle dini ve mitolojiyi birbirinden ayırmalıyız.
Bunu öğrenmezsek felsefeyle ideolojiyi de birbirine karıştırıp partizan olabiliriz. 2500 yıl önce dünyada büyük bir entelektüel hareketlilik vardı. Asya’da Budacılık ve Caynacılık gelişirken Eski Yunan’da felsefi düşünce ortaya çıkıyordu. Bilginler Grekçe philos ila mythos arasındaki ayrımı yapmaya başlıyordu. Günümüzde buna bilim ve hikaye anlatıcılığı arasındaki fark da diyebiliriz (sanat, edebiyat, reklam, algı yönetimi, sözde bilim, boş inanç, ülkü ve politik ideolojiyi birbirinden ayırmak o yıllarda başladı diyelim).
Eski Yunan’da dünyayı hikayeler, mitoloji ve efsanelerle anlayıp açıklamaya çalışan Herodotos’la Homeros gibi ozanlar vardı. En eski filozoflar ise daha analitik ve bilimsel bir yöntem benimsemişti ama deneyden çok gözlemlere odaklandıklarından henüz dar anlamda “bilim” yoktu. Felsefe mantıksal akıl yürütme olarak ortaya çıktı. Bu yüzden hikmet sevgisi anlamına gelen felsefe dünyayı anlamlandırmanın yeni yolu oldu. Zamanla hikmet ve bilgeliği bilgi ve doğa bilgisinden ayırmaya da başladı. Nitekim en eski filozoflar felsefeyi her şeye dair akademik araştırmalar olarak tanımlıyordu.
ÖYLEYSE FELSEFE NEDİR?
Zamanla felsefenin soruları düşünmek, en büyük soruları düşünmenin sistematik bir yolu olduğunu anladık. Felsefede önermelerle tutarlı varsayımlar geliştiririz. Bunu deney ve gözlemler yerine akıl yürütmeyle yaparız. Fikirlerimizin geçerli olmasından çok tutarlı olmasına odaklanırız. Fikirlerin geçerliliğini bile akıl yürütme, yani usa vurma, uslamlamayla yaparız. Bunun için de mantık kurallarına uyarız. Yine de evrenle ilgili en büyük soruları felsefe sorar. Mesela büyük patlama teorisini geliştirebilirsiniz ama bilim şunu sormaz: Evren kendi başına oluştuysa bu varoluş insanlık için ne anlama geliyor? Bu sebeple Amerikan ekolüne itibar etmiyorum. Felsefe çöpe atılmamıştır.
Zaten felsefeyi çöpe atarsanız sağlıklı düşünemez ve reklam sloganlarına kapılan gönüllü tüketim köleleriyle oy sağmallarına dönüşürsünüz. Hayatınız o propagandan bu algı yönetimine, çalışmaktan başka her şeyin yasak olduğu; sanatın, eğlencenin erişemeyeceğiniz kadar pahalı olduğu, şirket kapitalizmiyle faşizmine kurban olan ülkelerde geçip gider. Dünyayı tek başına değiştiremezseniz ama Star Wars: Rebels animasyon dizisinin ilk bölümündeki gibi düzeni değiştirmek için bir kıvılcım yeter Buna karşın insan önce kendini bilmez ve düşüncelerini özgürleştiremezse dünyayı da kurtaramaz.
BİLİM VE FELSEFE İLİŞKİSİ
Evet, Kant’ın dediği gibi insanlar aklına gelen her şeyi sorabilir ama her sorunun yanıtı yoktur. Yine de filozoflar yanıtlardan çok doğru soruları sormaya odaklanırlar. Nitekim Fransız antropolog Claude Lévi-Strauss “Bilim insanı doğru yanıtları veren kişi değil, doğru soruları soran kişidir” demiştir. İşte bilim insanları bazen unutsalar da doğru soruları ancak felsefe yaparak sorabilirler. Bunu fizikte tanrı var mı yazısında inceledim. Buna karşın belki biraz da Marx ve Bakunin tarzında ortalığı karıştıracak çılgın sorular sormak ve kral çıplak demenin de bir çekiciliği var. Dindarsanız aradığınız terim çıplak uyarandır.


.png)

0 Yorumlar