Sen Kimsin ?
"Sen Kimsin?" sorusu sık karşılaştığımız, basit görünümlü, ancak cevaplaması oldukça karmaşık yapılı bir sorudur.Öncelikle böyle bir soru ile karşılaşan kişilerin ilk tepkisi "Ben, Ayşe" ya da "Ben, Ali" gibi, adlarını ifade ederek, soruya cevap verme yönünde olur. Peki Ayşe, Fatma, Ali v.b. adlar bizzat kendi özümüzü betimler mi? Yani "Sen Kimsin?" sorusundaki "SEN" bir ad ile özdeş olabilir mi? Örneğin Ayşe olan isminiz, sehven nüfus kayıtlarına Ayşen olarak kaydedilmiş olsun. Bu durumda size Ayşe diye hitap edenler olacağı gibi, bu hatayı bilmeyerek, resmi kayıtlara bakıp, Ayşen diye hitap edenler de olabilir, ancak siz her iki durumda da sizden bahsedildiğini anlarsınız, isminizin farklılaşması, sizi; siz olmaktan çıkarmaz. O halde "Sen Kimsin?" sorusundaki SEN'in anlamı, bir ad olamaz, ad; olsa olsa SEN'i işaret etmek, imlemek için kullanılan bir simgedir. Ama "SEN", değildir.
Bu ilginç soruya kimi zaman da, mesleğimiz, yaşadığımız yer ya da ilgilerimiz üzerinden yanıt vermeye çabalarız.
- "Sen Kimsin?"
- "Ben, İstanbul'da yaşayan, felsefeye meraklı bir mimarım."
Bu çabalarımız sonuçsuz kaldığına göre, başka bir soru üzerinden "SEN"i bulmayı deneyelim. Örneğin biri bize "Sen kaç yaşındasın?" diye sorsa, hiç zorlanmadan bunun yanıtını bir sayı olarak veririz, öyle değil mi? Burada rakamsal olarak ifade ettiğimiz, neyin yaşı? Bedeninizin mi ? O halde bedenin, "SEN"sin, öyle mi? Farz edelim, otuz yaşındasınız, bu demektir ki, doğduğunuz andan bu ana kadar bedeninizin yeryüzünde var olduğu zaman süreci otuz yıldır. Şimdi elinize çocukluk fotoğrafınızı alarak resme bakın, resimdeki çocuğun bedeniyle, sizin bedeniniz aynı mı? Resimdeki çocuğun ellerindeki hücreler ile, sizin şu anda resmi tutan ellerinizin hiç bir hücresi birbirinin aynı değil. Muhtemelen bundan on ya da yirmi yıl sonra, şu anda sahip olduğunuz bedeninizin hücreleri ölecek ve yerine yenileri gelecek. "SEN" bedenin isen, yirmi yıl sonraki ne? Ya da yirmi yıl önceki ne idi? O halde tek bir SEN yok mu? Zamana göre SEN değişiyor mu? Kendimizi beden olarak ifade ederken, bedenimizin hiç değişmediğini, bir bütün olarak kaldığını farz etmiştik sanırım, oysaki değişiyor. O halde "SEN" diye gösterebileceğimiz somut ve durağan bir olgu elde edemedik.Bizler sadece bedenlere değil, zihinlere de sahibiz. Zihnimizin duyguları, duyumları, düşünceleri var. "Sen kimsin? " sorusundaki "SEN" bizim zihnimiz olamaz mı ?. Yine zaman da yolculuğa çıkalım, çocukken gökyüzündeki bulutları, yumuşacık beyaz pamuklar zannettiğimiz zihnimiz ile, şimdiki zihnimiz aynı mı? Değişmiş öyle değil mi? Hatta zihinsel içeriklerimiz, bedenlerimizden daha hızlı değişmekte. Dün inandıklarımızdan bugün vazgeçebiliyor, sevdiklerimizden nefret edebiliyoruz. O halde hangi an'daki zihnin "SEN" ?
Yoksa SEN her şey misin ya da baştan sona değişim misin ?
Sormaya korkuyorum ama, yoksa SEN bir "hiç" misin ?
Sahi, SEN KİMSİN ?




.png)

0 Yorumlar